Yeşil Sol Parti : Nuh’un Gemisi Batıyor

Paylaş

Yeşil  Sol Parti Dünya Çevre Günü nedeni ile ilgili açıklama yaptı Açıklama nın tam metni:

04.06.2016Paris Antlaşmasının ertesi günü kömür santrali kuran Türkiye, 5 Haziran Dünya Çevre günü haftasında mecliste görüşmeleri devam eden Elektrik Kanunu ile kömür santrallerine teşvik ile çevre düzenlemelerinden muafiyet getiriyor.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü ‘nün dünkü açıklamasında Akdeniz’de kuraklığın, Karadeniz’de taşkınların yaşanacağı, 2037-2041 yıllarında Konya kapalı havzasında 5 yıl süreyle ardışık kurak bir dönem beklendiği, 5 yılda su açığının nasıl karşılanacağı önemli bir problem olduğu belirtiliyor.

TÜİK’in yeni açıkladığı 2014 verileri ise daha da çarpıcı. Toplam sera gazında 1990’a göre yüzde 125’lik artış gözlenirken, su kaynaklarından ise 14,7 m3 su çekiliyor. Çekilen suyun yüzde 44’ü ise termik santrallerde kullanılıyor.

Türkiye, imzaladığı uluslararası iklim değişikliği antlaşmalarına uymadığı gibi kendi bakanlıklarının açıkladığı çevre felaketlerine tedbir almayı bir kenara bırakın bilakis yeni düzenlemelerle teşvik ve muafiyetler sunuyor.

Çelişkiler sadece iklim değişikliği konusunda yaşanmıyor. İki yıl evvel Orman ve Su İşleri Bakanlığı, 230 uzman ile Türkiye’nin “Ulusal Biyoçeşitlilik Envanterini” 2014-2018 döneminde çıkaracağını açıklamıştı. Bütün illerden alınan biyolojik çeşitlilik verileri ‘Nuh’un Gemisi’ Veri Tabanı’na girilerek depolanması hedefleniyordu. Açıklamadan bir yıl sonra Şırnak’tan başlayıp, Malatya’ya oradan Van’a ve Kars’a kadar olan ormanlık alanlar günlerce hiç durmadan yanmış, ilgili kurumların hiçbir müdahalesi olmamıştı.

Cerattepe, Kaz Dağları, Karadeniz başta olmak üzere ülkenin pek çok yerinde yüzbinlerce ağaç kesilerek ekosisteme zarar veriliyor. Şu anda faal olan 562 HES’e ilaveten başvuru yapmış 1500’den fazla HES projesi ile ekosistem ve biyoçeşitlilik tahrip ediliyor.

Ekonomik kalkınma vaadiyle ülkenin her bir yanı plansız, programsız projelerle yıkıma uğratılıyor. 3. Köprü, 3. Havalimanı, Kanal İstanbul gibi mega projelerin yer seçimi bilimsel, ekolojik değerlendirmelerden uzak helikopter gezileri ile çiziliyor.

Kentsel ve bölgesel havzalarda hiçbir bilimsel planlama yapılmıyor, biyoçeşitliliği koruyucu önlemler alınmıyor. Ekosistemi ve biyoçeşitliliği koruyan yasal düzenlemeler ise torba kanunlarla değiştirilerek bertaraf ediliyor.

Türkiye’nin batısı maden aramaları, mega projeler, termik santraller, HES gibi inşaat projeleri ile doğusu da savaşla yakıp yıkılarak biyoçeşitlilik zenginliği tüketiliyor.

Dünyanın önde gelen bilim dergilerinden Nature’in önümüzdeki sayısında yayınlanacak olan bir araştırmaya göre iklim değişikliğinin felaket boyutlara ulaşması tahmin edilenden çok daha yakın. 14 ikilim uzmanının gerçekleştirdiği çalışma tropik kuşaktan başlayarak felaket eşiğinin 2020’de aşılacağını ortaya koyuyor. Daha ılıman bölgeler için ise 2047 yılı öngörülüyor.

Bu son araştırmanın da ortaya koyduğu gibi vakit daralıyor, ..

Aralık ayında hazırlanan ve 22 Nisan 2016 Dünya Gününde 177 ülke ile birlikte imzalanan Paris Antlaşması’nın yürürlüğe girmesini bunun için de bir an önce TBMM’de onaylanmasını istiyoruz.

Ve soruyuz Paris Anlaşması’na göre artık karbon envanterine dâhil edilmesi gereken TSK’nın karbon salınımının belirlenmesi konusunda nasıl bir çalışma yürütülüyor?

Paris Anlaşması’nın onaylanması yıkıcı ve kirli bir kalkınma anlayışı ezberinin bozulmasına vesile olsun. Hem doğa ve bütün varlıkları ile uyumlu, gıda ve enerji güvenliğini tesis eden, istihdam yaratıcı yeşil bir ekonomik model mümkün. Üstelik de su, petrol vb ‘hammadde’ olarak adlandırılan doğa varlıklarına el koyma savaşlarını gereksiz kılacak bir model..

Doğa ile barışmadığımız, onunla uyumlu yaşamayı reddettiğimiz sürece içinde bulunduğumuz bu geminin batışı hızlanacak.

Yaşamın sürdürülebilirliğini esas alarak ve başka bir gezegenin olmadığı gerçeği ile eşit yeşil ve özgür bir dünya için mücadelemiz devam edecek.

4 Haziran 2016

Eylem Tuncaelli – Naci Sönmez

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüleri

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here