Yeşil Sol Parti: “Tuzağı boşa çıkarmak için ‘Hayır’ deyin”

Paylaş

Özgürlükçü Sol:Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin çağrısıyla bir araya gelen aydınlar, “Darbe teklifi” olarak değerlendirilen dokunulmazlıkların kaldırılması girişimine tepki gösterdi.  HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması girişiminin Türkiye’ye karşı kurulmuş bir tuzak olduğunu belirterek tüm partilere, “Tuzağı boşa çıkarmak için ‘Hayır’ deyin” çağrısında bulundu.

 “AKP hükümeti ve Saray’ın darbe teklifi” olarak değerlendirilen dokunulmazlıkların kaldırılması girişimine karşı tepkiler devam ediyor. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Oya Baydar, Murat Belge, Erol Katırcıoğlu, Ferhat Kentel,Cafer Solgun, Deniz Türkali gibi bir çok sanatçı, yazar ve aydının da katılımıyla Beyoğlu Cezayir Toplantı Salonu’nda “İrademe dokunma” sloganıyla basın toplantısı düzenledi.

“Vekilime, irademe dokunma! Savaşa, yıkıma, baskıya hayır” yazılı pankartının asıldığı açıklamada konuşan YSPG Eş Sözcüsü Naci Sönmez, Cuma günü Meclis Genel Kurulu’nda yapılacak ikinci tur oylamasına dikkat çekerek, “330’un altını görmek istiyoruz, ülkede kutuplaşma olmasın” dedi.

Ardından YSPG Eş Sözcüsü Eylem Tuncaelli konuya ilişkin basın açıklamasını okudu. “Bu dokunulmazlık tuzağına düşmeyin” uyarısında bulunan Tuncaelli, HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması için girilen yolun demokrasi, halk iradesi ve bir arada yaşama isteği ve azmi bakımından derin endişe uyandırdığını söyledi. Tuncaelli, “Dokunulmazlık tartışmasını parlamento gündemine, Dolmabahçe Mutabakatı ile Barış ve Çözüm Süreci’nin çöküşünü takiben bir süredir canımız yanarak yaşadığımız bugünkü çatışmalı günlerin getirmiş olduğu bir gerçektir” vurgusu yaptı.

Ateşkesin bozulup çatışmaların başlamasından bu yana çok sayıda sivil yurttaşın, askeri personelin ve silahlı PKK mensubunun hayatını kaybettiğini belirten Tuncaelli, yüzbinlerce insanın yerinden yurdundan edildiği, şehir ve kasabaların viran olduğu, ocaklara ateş düştüğünü hatırlattı. “Yüreğimizi dağlayan bu noktaya gelinmesinde kimlerin ne payı bulunduğu hususunda hiç şüphesiz herkesin bir kanaati bulunmaktadır” diyen Tuncaelli, “Yeniden sağlanmasını umut ettiğimiz barış ortamında ve normalleşme sürecinde, elbette bu sürecin değerlendirilmesi daha sağlıklı bir şekilde yapılacaktır. Ancak, bu denli ağır bedel ve yıkım üzerine, bir de milyonlarca insanın oy verdiği ve ağırlığını Kürtlerin oluşturduğu bir partinin milletvekillerini, politik kürsülerde ve etkinliklerde görüş ve taraflarını açıkladılar diyerek, dokunulmazlıklarını kaldırıp, savcıların ve ceza mahkemelerinin önüne itmek, akıl ve izanla izah edilebilecek bir şey değildir” ifadesinde bulundu.

‘Tuzağı boşa çıkartmak için hayır deyin’

Milyonlarca seçmenin iradesini temsil eden bir partinin milletvekillerini, Meclis’ten gönderen bir ülkede, demokratik bir yaşam ve barışın mümkün olamayacağına vurgu yapan Tuncaelli, bunun Kürt sorununun çözümünde, göz göre göre bir siyasal şansın ve imkânın yok edilmesi anlamına geldiğini söyledi. Tuncaelli, “Bütün partilere, ülkeyi ve bu halkı düşünen milletvekillerine sesleniyoruz. Hükümet farkında olsun ya da olmasın, HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması Türkiye’ye karşı kurulmuş bir tuzaktır.Lütfen, vicdanınızın sesini dinleyin ve bu tuzağı boşa çıkarmak için ‘Hayır’ deyin” çağrısında bulundu.


13256538_10153764811907815_4474535705236599795_n

  Katırcıoğlu CHP’ye oy verenlere seslendi Açıklama sonrası ekonomist – akademisyen Erol Katırcıoğlu söz aldı. Katırcıoğlu, savaş kararı ile birlikte devlet iradesinin seçilmiş Kürt milletvekillerinin Meclis’te olmasını istemediğini söyledi. CHP’li yurttaşlara da seslenen Katırcıoğlu, “CHP’ye oy vermiş yurttaşlarının kendi vekillerine baskı yapıp ‘hayır’ oyu vermesini sağlaması lazım. Referandum olursa oradan ‘hayır’ oyunu çıkarabilmek gibi bir görev var önümüzde” dedi

13246370_10153764811847815_4805431609550416883_o

Gazeteci-yazar Cafer Solgun toplantıda yaptığı konuşmada Ne zaman siyasi iktidarlar demokrasi adına söyleyecek sözleri kalmaz ise,baskıları gündeme getirirler. Ve terörle mücadele edebiyatı yaparlar.AKP ‘de çözüm sürecinden vaz geçtiği için söyleyecek sözü kalmadı.  Solgon 90 yıllarda meclisten vekillerin tutuklanmasını hatırlatarak ,aynı durumun yeniden yaşanmasının sorunları çözmeyeceğinin altını çizdi. bugün beş yüz binden fazla insanın yerinden yurdundan edildiğinin altını çizen Solgun, 90 yıllarda da köylerin yakıldığını sürgün ve baskıların  yapıldığını ifade etti.Gazeteci Solgun CHP nin de Dokunulmazlıklar ile ilgili politikasını eleştirdi.Dokunulmazlık teklifinin Anayasaya aykırı olduğunu beyan eden bir partinin oylamada  evet  demesinin tutarsızlık olduğunu vurguladı.


13267794_10153764811442815_2560542764655496626_n

‘Sesimizi duyurmamız lazım’ Sanatçı Deniz Türkali, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu muhalefeti HDP’nin yaptığını ve bunun için Meclis dışına itilmek istendiğini söyledi. Türkali, “HDP gerçek bir demokrasi yapmak istedi. Bu nedenle de HDP’nin söylediği hiçbir şey bu ülkede anlaşılmadı. İktidar da bu tür itiraz diline alışık değildi. Bunun sonunda zaten var olan savaşın tüm ülkeye yayılması konusunda deli dizgin gidiyoruz. Korkunç bir iç savaş olmasından korkuyorum. Referandumdan söz ediliyor. Bu ülkenin yarısı cumhurbaşkanı ne derse evet demiş. Buna itiraz eden çok az insan var. Bu bir tercih bunu cehaletle açıklamanın bir anlamı yok. Tercih edilmiş bir cehalet vardır. Ne yapabiliriz? Bunun önüne geçmek lazım. Bunun yollarını bulmak lazım sesimizi duyurmamız lazım” dedi.

Erdem: Her şey Erdoğan diktası için yapılıyor13227135_10153764812127815_5746377661816498827_n

Toplantıda konuşan Tarhan Erdem ise CHP’nin tavrını eleştirerek, “Siyasi partiler demokratik olmadıkları için birbirlerine ciddi olarak karşı çıkamıyorlar. Bugün CHP’nin tam olarak dokunulmazlıklara karşı çıkamayışı parti içi demokrasi olmadığını gösteriyor. Lider ve partinin bütünü arasında ciddi bir problem var. Çünkü grupta tartışılmadı CHP’de bir kırılmaya neden olur dilerim” dedi. TMK’ya da değinen Erdem, “Bu kanuna göre şuan ben bir terör suçu işliyorum ikincisi siz de beni dinlediğiniz için terör suçuna ortaksınız. Buranın sahibi de terör suçuna yataklık etmektedir. Biz bu nedenle 7 yıl ceza alabiliriz. Türkiye’nin durumu budur. Türkiye’de demokrasi yoktur. Şuan Meclis’te yapılan her şey bir kişinin tek adam rejimini kurmak için yapılıyor. Erdoğan’ın diktasını kurmak için yapılıyor” diye konuştu.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here