Anasayfa Haber Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi: Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılsın Demokratik siyasetin önü...

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi: Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılsın Demokratik siyasetin önü açılsın.

Paylaş

Acil olarak TBMM Toplansın,Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılsın Demokratik siyasetin önü açılsın.

 Şırnak’ın ilçeleri Cizre ve Silopi’de görev yapan 1298 öğretmen havadan sudan gerekçelerle memleketlerine gönderildiler. Bu ülkede, darbe dönemlerinde bile görmediğimiz bu uygulama ne demek oluyor ve o ilçeleri daha başka neler bekliyor?

Diyarbakır’da Sur ilçesinin 6 mahallesinde sokağa çıkma yasağı yeniden başladı ve bölgeye Jandarma Özel Kuvvetler ile polis güçleri birlikte konuşlanmış durumda. Ama Diyarbakır ateş, gaz ve su altında bir kaos yaşıyor. Her yeri tarumar olan ve ölümün çöktüğü yaralı Sur ilçesi için, iktidar hangi hesapların içindeyse yol yakınken vazgeçmelidir!

Bölgenin bilinen ilçelerinde çatışma sesleri kesilmiyor. Öyle yerler var ki, olağanüstü bir kaçış var. Nüfusun yarıdan fazlası yakın çevredeki akrabalarının yanına veya başka şehirlere göç etmiş durumdadır. Bu il ve ilçelerin esnafı iflasın eşiğine gelmiş ve gün geçmiyor ki sorunlarını feryatlar içinde anlatmasınlar. Ama feryatlarına kulak veren yok.  Bölge çok ağır bir ekonomik, sosyal ve insani kayıp ve çöküntü içinde. Süslü laflarla geçiştirilecek bir dakika bile yok. Bölge ve insanlar S.O.S veriyor.

HDP, TBMM’de yapması gereken Grup Toplantısı’nı bu olaylara dikkat çekmek ve bir çıkış yolunun hep birlikte bulunması için Diyarbakır’da topluyor. Halen sorunun parlamenter zemininde çözümü için bir imkan olan HDP, seçim öncesine takılıp kalmış AKP tarafından muhatap alınmak istenmiyor. Halkını düşündüğünü ileri süren bir iktidarın, böylesine ağır şartlarda böyle yaptığı nerede görülmüştür!

Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde karabulutlar dolaşmaktadır. Son yıllarda Suriye diyorduk, Rusya’yla karşı karşıya geldik. Daha soluk almadan İran ve ardından Irak’la Türkiye ilişkilerinde yeni gerilimler ve anlaşmazlıklar ortaya çıkmış durumdadır.  Sorunsuz komşuluk iddiasından, karakola düşmediğimiz komşunun kalmadığı bir noktaya geldik.

Sonunda bu Hükümet denize düşenin yılana sarılması gibi tekrar Nato’ya sarıldı! Türkiye’nin denizleri Nato ülkesi gemileri, hava limanları uçak, sınırları füzelerle dolup taştı!

O nedenle bütün yurttaşları ciddi bir gelecek endişesi sarmış durumdadır.

Bu iktidar çevresinde, yaşadığımız ciddi gelişmeleri değerlendirip makul ve aklı başında yönlendirme yapacak hiç kimse kalmamış gibidir.

İçte ve dışta savaşarak bu memleketi selamete çıkaracaklarını düşünen muktedirlerin akıl sağlığından artık şüphe etmeye başlamış durumdayız.

Bugün bölgede yaşanmakta olan çatışmaların, öz yönetim ilanı ve bu kendi kendini yönetme iradesinin savunulmasına bağlı başlatılan hendekler üzerinden direnişin İktidar partisinin yeni dönem stratejine bağlı sonuçlar ürettiğini görüyoruz. İktidarın hendekleri bahane ederek, Kürtlere yönelik saldırılara gerekçe üretmesi kabul edilemez. Bugün esas sorunun, iktidarın sorunu müzakere etmekten ve barışçıl demokratik yollardan çözüme kavuşturma iradesinden uzaklaşmış olmasıdır.

Hal böyleyken, aradan geçen üç-beş ayın sonunda daha açık bir şekilde görülmektedir ki: Öz Yönetim gibi, yerinden ve Kürt sorununu çözmede anahtar olabilecek bir çözüm önerisi için, sürdürülmekte olan hendek tarzı direnişin, geniş toplumsal kesimler de yarattığı meşruiyet sorgulanır hale gelmektedir. Genişlemeye ve iktidar karşısında farklı demokratik kesimlerin kucaklaması sonucun da kazanılabilecek bir mücadele, kendi sınırlarına daralma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Türkiye’nin idari sisteminde ve özgür geleceğinde çözümün işareti olacak olan Yerinden ve öz yönetimin kazanılması mücadelesi vakit erkenken, Türkiye’nin demokrasi güçlerinin ortak yürüyüşünün kucaklayıcığına dönüştürülmeli ve bu sürecin kazanımla sonuçlandırılması için ortak arayış çabalarına yoğunlaşılmalıdır.

Ancak, bu Öz Yönetim iradesine karşı yapılan saldırılara karşı direnişi bahane edip, sıkıyönetim ve olağanüstü hal rejimlerinin dışında başkaca demokratik çözüm yollarına kapıları kapatıp, Kürtlere tankla topla giderek bir sonuç alamayacağını AKP iktidarının halen anlamamış olması çok vahim sonuçlar üretmektedir.  AKP iktidarı bu kadar ağır insan hakları ihlali ve ölüm üzerine nasıl bir kamu düzeni ve huzuru tesis edeceğini sanmaktadır? Taammüden çiğnenen yasalar ve ihlal edilen sayısız yurttaş hakkı, açık söyleyelim demokrasi dışı açık bir şekilde faşizm dönemlerinde uygulanabilecek şeylerdir. Buna basın özgürlüğü alanında yaşananlar eklenince, ortaya çıkanın adını koymak çok zor değildir!

Ülke yangın yerine dönmüş ama TBMM sürecin seyircisi durumundadır. TBMM bu sorunların çözümünde şimdi bir rol oynamayacaksa, ne işe yarayacak? AKP’nin bu düzeydeki bir meseleyi  meclisten kaçırıp, siyaseti devre dışı bırakarak,  faşist- ırkçı ideolojiyle koşullanmış olduğunu tahmin ettiğimiz seçme polislere işi havale ederek çözme iradesi göstermesini hayretle izliyoruz. Biz bu filmi çok gördük, iktidar da bunu biliyor. Ama biliniz ki, terörün kökünü kurutacağız söylemiyle, Kürtlerin kökünü kurutmaya heves edenlerin sonunun hüsran olduğunu hatırlatmak da bizim boynumuzun borcudur. Hiçbir gerekçe Kürtlerin yurttaş ve topluluk olarak hak ve hukuklarının çiğnenmesini, yok sayılmasını, engellenmesini, baskı ve şiddeti haklı ve mazur gösteremez.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi olarak diyoruz ki;

Meclisin devreye girmesi için daha ne olması ve kaç kişinin ölmesi lazım!

Eğer Hükümet olarak AKP, TBMM’de ki partiler bu kadar vahimleşen olaylar karşısında çaresizseniz ve çözemiyoruz diyorsanız, yarattığınız bu süreci yeniden değerlendirip, daha fazla insan ölmeden ve ülkenin geleceği karartılmadan ve yol yakınken, bir önceki aşamaya dönün.

Yeniden müzakere koşullarına dönülmesi ve Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması yoluyla yeniden iyimserliğin ve barış umudunun, çatışmanın ve savaşın önüne geçirilmesiyle siyasal iklimin normalleştirilmesinden başka bir seçeneğimiz yoktur.

Demokratik siyasetin ve barış politikasının gereği için herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz.

 

 Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi

Merkez Yürütme Kurulu

15.12.2015

www.yesillervesolgelecek.org/

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here