Anasayfa Röportaj Yıldız İmrek ‘Erdoğan halkın zekasına hakaret ediyor’

Yıldız İmrek ‘Erdoğan halkın zekasına hakaret ediyor’

Paylaş

Türkiye ve Kürdistan’da katıldığı “toplu açılış törenleri” adı altında “400 vekil istiyorum” sözleriyle adeta AKP mitingi yaparak hükümete oy isteyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tarafsızlık ilkesin açıkça ihlal ettiğini belirten Avukat Yıldız İmrek, “Cumhurbaşkanı Anayasa’da kendisine tanınan görev ve yetkileri açıkça gasp ediyor” dedi. Yurttaşların söz konusu ihlalle ilgili AİHM ve YSK’ye Cumhurbaşkanı hakkında bireysel başvuruda bulunabileceğini söyleyen İmrek, ayrıca Erdoğan’ın suç teşkil eden davranışları karşısında tazminat davası da açılabileceğini sözlerine ekledi.

Türkiye ve Kürdistan’da katıldığı “toplu açılış törenleri” adı altındaki mitinglerde AKP propagandası yaparak hükümete oy isteyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “seçimin düzen içinde ve dürüstlük ilkelerine uygun olarak yapılması” ve “Cumhurbaşkanlığı makamının uyarılması” istemiyle Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) başvuran HDP’nin iki başvurusu da YSK tarafından reddedilmişti. HDP, tarafsızlık ilkesini ihlal eden Erdoğan’ın uyarılması talebine verilen ret cevabının ardından ihlali Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) de taşıdı. Özgürlükçü Demokrat Avukatlar’dan (ÖDAV) Avukat Yıldız İmrek, ihlalin yasal ve Anayasal boyutlarını DİHA’ya değerlendirdi.

‘Çok açık AKP propagandası yapıyor’

Türkiye halklarının 2015 milletvekili seçimlerinde yeni bir olguyla karşı karşıya olduğunu vurgulayan İmrek, toplu açılış gerekçesiyle miting meydanlarına çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, tarafsızlık yeminini ihlal ederek AKP’nin propagandasını yaptığını söyledi. Erdoğan’ın iktidar partisine açık bir biçimde oy istediğini belirten İmrek,”Dahası muhalefet partilerine de çok açık bir biçimde anti propaganda yapıyor. Bunların bir kısmı saldırı niteliğindeki beyanlar ayrıca” dedi. Anayasa’da Cumhurbaşkanı’na verilen görev ve yetkiler arasında bir parti lehine seçim çalışması yapma yetkisinin olmadığını belirten İmrek, Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’da kendisine tanınan görev ve yetkileri açıkça gasp ettiğini vurguladı.

‘Halkın bütçesini farklı düşünen insanların aleyhine kullanıyor’

Anayasa’daki tarafsızlık vurgusuna atıfta bulunan İmrek, “Cumhurbaşkanı yemininde tarafsız kalacağına yemin ediyor. Ancak bir parti lehine ya da diğer siyasi partileri aleyhine çalışma yürütmek tarafsızlık yeminine aykırı. Cumhurbaşkanlığı bizim vergilerimizle, tüm siyasi partilerden, çeşitli din ve mezheplerden insanların vergileriyle oluşturulmuş bir kurum, bütçesi oradan karşılanıyor. Erdoğan bugün bu bütçeyi doğrudan doğruya benim gibi düşünen ya da başka türlü düşünen insanların aleyhine kullanıyor, buna hakkı yok” şeklinde konuştu.

Anayasa’nın 105. Maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanı’nın sorumsuzluğu ve takdir yetkisine işaret eden bulunan İmrek, “105. Madde, ‘Cumhurbaşkanlığı tek başına yaptığı işlem ve kararlar hakkında yargı merciine başvurulamaz’ diyor. Bu işlem ve kararlar örneği HSYK’ya atama yapıyor, YÖK’e atama yapıyor. Üniversite rektörlerini atıyor. Anayasa ve yasalarla kendisine verilmiş olan ve tek başına verdiği kararlardan sorumsuz. Ancak miting ve seçim çalışmaları nedeniyle sorumsuzluğuna hükmedilemez” dedi.

‘Cumhurbaşkanı kendisine verilmemiş bir yetkiyi de facto olarak kullanıyor’

Seçim çalışmalarının Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’da belirtilen görev ve yetkileri dahilinde olmadığını söyleyen İmrek, Erdoğan’ın kendisine verilmemiş bir yetkiyi de facto olarak kullandığını ve fiili bir durum yarattığını bu nedenle de söz konusu eylemleri gereğince yasal olarak uyarılması gerektiğini belirtti. Seçim kanunu ile ilgili yasakların hiç kimse tarafından ihlal edilmeyeceği vurgusunu yapan İmrek, “298 sayılı Seçim Kanununun 49 ve devamı maddelerinde uyulması gereken kurallar belirtilmiştir ve bu kuralları Cumhurbaşkanı da ihlal edemez. Bu anlamda YSK’de herkesi seçimlerin serbest özgür seçimler olarak devamı konusunda uyarmakla yükümlüdür” ifadelerini kullandı.

‘Erdoğan halkın zekasına hakaret ediyor’

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. Maddesi’nde de, sözleşmeci devletlere yurttaşların siyasi görüşlerinin meclise özgürce yansımasının sağlanması için tedbirleri almak görevini yüklediğini belirten İmrek, “Cumhurbaşkanı devlet bütçesinden kendisine ait olmayan bir yetkiyi kullanarak ve bir siyasi parti lideri gibi davranarak yürütmenin başı gibi davranarak seçim çalışması yapamaz” dedi. Erdoğan’ın miting meydanlarında sık sık dile getirdiği, “Ben tarafsızım. Herhangi bir partinin ismini telaffuz etmiyorum” şeklindeki söylemlerini hatırlatan İmrek, şöyle dedi:
“Seçim bildirgelerine bakıyoruz, burada kastedilenin AKP olduğu açık. Açıkça AKP demesi gerekmiyor. Başkanlık sisteminin seçim bildirgesinde olduğu tek parti AKP ve o zaman ona oy istiyor. Bu çok açık. Ana muhalefet partisini, HDP’yi kastederek, HDP’nin eş başkanlarına yönelik olarak saldırı niteliğinde olan cümleler kullanıyor. Hangi partiyi kastettiğinin açık olduğu durumlarda isim telaffuz etmesi gerekmez. Bu hem bizim hem de halkın zekasına hakaret.”
Anayasa’da Cumhurbaşkanı’na suç işleme özgürlüğü verilmediğini dile getiren İmrek, mitinglere elinde Kur’an ile çıkan Erdoğan’ın aynı zamanda laiklik ilkesini de ihlal ettiğini belirterek, “Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili polemiğe katılıyor. HDP’yle polemik yapıyor. Hem laiklik hem de tarafsızlık ilkesini ihlal ederek seçim yarışına katılıyor” diye konuştu.

Evren ve Erdoğan’ın bir ortak noktası daha

Geçmiş yıllarda yalnızca 12 Eylül darbesinin mimarı darbeci Kenan Evren’in Cumhurbaşkanı olduğu dönemde Necdet Calp tarafından 1983 yılında kurulan Halkçı Parti’ye oy istediğinin anlaşıldığı bazı söylemler kullandığını söyleyen İmrek, “Anayasa yapıcılar da dahil olmak üzere hiçbir Cumhurbaşkanı bu kadar aleni bir biçimde, bu kadar yasalara, Anayasa’ya saygısızlık ederek, halka saygısızlık ederek bir partiye oy istememişti. Ama Recep Tayyip Erdoğan gibi bir karakterle bunu tecrübe ediyoruz. Bu anlamda kamuoyu Kenan Evren’e çok iyi bir ders verdi ve çok yüksek bir oy oranıyla Calp’in partisini değil Anavatan Partisi’ni seçti. Umuyorum ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu saygısızlığı da toplumdan aynı karşılığı görür” diye belirtti.

YSK’ye toplu başvurular yapılabilir

Anayasa ve yasalarda Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileriyle ilgili yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirten İmrek, Cumhurbaşkanı’nın söz konusu ihlaller nedeniyle yargılanmasının önünde bir engel olmadığını, görevi sona erince de hakkında dava açılabileceğini söyledi. Mevcut durumda ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve YSK’ye siyasi partilerin ve yurttaşların bireysel başvuruda bulunabileceğini kaydeden İmrek, “YSK’ye toplu başvuru yapabilir. Aynı zamanda hem siyasi partiler hem de yurttaşlar Cumhurbaşkanı’nın suç teşkil eden bu davranışları karşısında tazminat davaları açabilir. Çeşitli hukuki yolları var, bu yollar denenebilir” ifadelerini kullandı.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here