Anasayfa Haber “Yüreğimiz Soma’da, öfkemiz sokakta….

“Yüreğimiz Soma’da, öfkemiz sokakta….

Paylaş

Soma’da 301 işçinin yaşamını yitirdiği facianın birinci yıldönümü nedeniyle birçok merkezde alanlara çıkan işçi ve emekçiler, faciada yaşamını yitiren maden işçilerinin anıp, katliama dönük tepkilerini gösterdi. “Yüreğimiz Soma’da, öfkemiz sokakta. Kaza değil, kader değil, Katliam” haykırışında bulunulan eylemlerde, izlediği neoliberal politikalar nedeniyle AKP Hükümeti katliamın baş faali olarak görülürken, katliamın tüm sorumlularından hesap sorulmasını istendi.

HDP Mersin İl Örgütü, Soma’da 301 işçinin yaşamını yitirdiği facianın yıldönümüne ilişkin parti binası önünde basın açıklaması yaptı. Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, “Soma’yı unutmadık unutturmayacağız, sorumlulardan hesap soracağız” yazılı pankart açılarak “Soma’nın katili AKP”, “Katil AKP hesap verecek”, “Soma’yı unutma unutturma” sloganları atıldı. Açıklamayı yapan HDP İl Eşbaşkanı Selman Günbat, 13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa’da Soma Kömür İşletmelerine bağlı Eynez bölgesi maden ocağında meydana gelen facia son yüzyılın en büyük iş cinayetlerinden biri olarak kayıtlara geçtiğini söyledi. Soma katliamının birinci dereceden failinin rant hırsı olduğunu kaydeden Günbat, “AKP hükümetinin neoliberal politikaları Soma ve Ermenek’te görüldüğü üzere 18. yüzyıl vahşi kapitalizmine doğru bandı geri saran bir fıtrata sahiptir” dedi.

‘Somayı unutma unutturma’

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ise, Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelerek Mersin Maliye Müdürlüğü önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. “13 Mayıs Soma unutma unutturma” pankartı arkasında bir araya gelen platform bileşenlerine HDP Mersin milletvekili adayları ve taşeron işçiler de destek verdi. “Somayı Unutma Unutturma”, “Soma’nın katili AKP devleti” sloganları eşliğinde İstiklal Caddesi ve Hastaneler Caddesi’ni trafiğe kapatarak, yürüyen grup, “İş cinayeti maliyet değil hayattır” ve “İş kazaları kader değil cinayettir” yazılı dövizler taşıdı. Grup maliye binası önüne 301 işçi için saygı duruşunda bulundu. Açıklama yapan Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Yusuf Kaya, yaşanan işçi katliamlarının sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu söyledi.

Kaya, çalışma hayatının yeniden düzenlenmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi, işçi ölümlerinin durdurulması için mücadele etmeyi temel görev saydıklarını, Soma katliamının birince derece sorumluları yargılanana dek hesap sormaya devam edeceklerini ifade etti.

‘Katliamın sorumlusu AKP’

Mersin Üniversitesi’nde ise, öğrenciler yürüyüş düzenledi. Fen Edebiyat Fakültesi önünde “Soma yüz karası değil kömür karası” pankartı açan öğrenciler, sloganlar eşliğinde Cumhuriyet alınanına kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Saygı duruşunun ardından açıklama yapan Yağmur Deryalar, Soma katliamının sorumlusunun AKP olduğunu söyledi.

Dersim’den STK’lar: Yüreğimiz Soma’da

301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma katliamının yıldönümünde Dersim’de de, hayatını kaybedenler anılıp, katliam protesto edildi. Sanat Sokağı’nda bir araya gelen KESK, DİSK, TMMOB Dersim Şube üyeleri, buradan attıkları “Türkiye Soma’ya sessiz kalma”, “Kader değil, iş cinayeti” sloganları eşliğinde Yeraltı Çarşısı’na kadar yürüdü.Yapılan sürüyüşün ardından hayatını kaybeden maden işçileri için saygı duruşunda da bulunuldu. Ardından konuşan KESK Dersim Şube üyesi Musa Kılıç, yüzyılın en büyük işçi katliamı olan Soma faciasının ardından sorumluların görünen bir kısmının yargılandığını, Soma davasının kamuoyunu tatmin edecek bir tablo sergilemediğini ifade etti. Kılıç, Soma’da yaşanan facianın kaza değil, cinayet olduğunu vurgulayarak, iş cinayetlerinin son bulması için işçilerin, emekçilerin ve halkın kendilerini ilgilendiren tüm konularda söz, yetki ve karar sahibi olması gerektiğini söyledi. Kılıç’ın “Yüreğimiz Soma’da! Öfkemiz sokakta. Kaza değil, kader değil! Unutmayacağız, unutturmayacağız” ifadeleri açıklama, alkış ve sloganlarla sona erdi.

Kocaeli Üniversitesi öğrencileri, 301 madenciyi anmak amacıyla Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi önünden Sosyal Tesislere yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe çok sayıda öğrenci katıldı. “Üniversite ayağa Soma’nın hesabını sormaya” pankartı açan öğrenciler “Soma’nın hesabı sorulacak”, “Bijî berxwedana karkeran”, “Soma’nın katili AKP hükümeti” sloganlarını attı. “Soma’nın ateşi Sarayı yakacak”, “Soma 301”, “Katillerden hesabı gençler soracak” dövizleri taşıyan öğrenciler, İletisim, Mühendislik ve Fen Edebiyat Fakülteleri önünden geçerken de öğrencileri katliama duyarlılık göstermeye çağırdı. Sosyal Tesisler önünde son bulan yürüyüşün ardından yaşamını yitiren işçiler için saygı duruşunda bulunuldu. Kürtçe ve Türkçe iki dilde yapılan basın açıklamasında 21.yy’da neo liberalizmin insanlığın üzerine “kara bir bulut gibi çökmüş” durumda olduğunu belirtildi ve “İnsanlar üretiyor, yaratıyor fakat aynı insanlar ürettikleriyle buluşamıyor ve üstüne üstlük ölüyor, öldürülüyor. Madende en çok kaybın yaşandığı katliam olarak tarihe geçen Soma’yı bilmek, anlamak ve tarihsel olarak bu birikim ve öfkeyle katliamcılara karşı tepkiyi, mücadeleyi büyütmek gerektiğinin altını çiziyoruz” ifadelerine yer verildi.

‘Soma, cinayettir’

Adana’da da HDP milletvekili adaylarının da aralarında bulunduğu bazı sendika ve meslek örgütleri, Soma katliamını kınayıp, faciada can verenleri andı. “Yüreğimiz Soma’da öfkemiz sokakta, kaza değil, kader değil katliam” pankartının arkasında sloganlarla yürüyüşe geçen yüzlerce kişi, İnönü Parkı’nda katliama dair açıklama yaptı.

TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Hasan Emir Kavi tarafından okunan basın metninde, “Emekçileri güvencesizliğe, taşeronlaşmaya, denetimsizliğe teslim edenlerin işlediği suçun adının cinayet olduğu” vurgulandı.
Türkiye’de özellikle AKP iktidarı döneminde uygulanan politikalarla üretimin, teknik bilgi ve alt yapı olarak yetersiz, deneyimi ve deneyimli uzmanı bulunmayan kişi ve şirketlere bırakıldığını ifade eden Kavi, sendikaların, meslek odalarının, üniversitelerin karar süreçlerinde ve yönetiminde yer aldığı, idari ve mali yönden bağımsız, demokratik bir işleyişe sahip Ulusal İşçi Sağlığı Güvenliği Kurumu’nun bir an önce kurulması istedi.

Kavi yine işçi sağlığı ve iş güvenliği kavramlarıyla temelden çelişen ve özellikle kamuoyu ekonomik anlamda yük olan, işçileri köleleştiren taşeron ve rödovans sistemlerine de son verilmesi gerektiğini kaydetti.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here