Anasayfa Köşe Yazıları Zehra Gök yazdı : Biz Türkiyeli anneler ne istiyoruz biliyor musunuz?

Zehra Gök yazdı : Biz Türkiyeli anneler ne istiyoruz biliyor musunuz?

Paylaş

 

Birçok kadının tatmak istediği bir duygudur annelik duygusu. Bir kere tattın mı, seni içine alan, geri dönüşü olmayan ve vazgeçilmez bir duygu. Aylarca içinde küçücük bir hücreyi sevgi ve sabırla besleyip büyütmek ve zamanı geldiğinde kucağına almak. Dünyadaki her annenin değişmez tek dileğidir. Hangi coğrafyada, hangi dilde ve dinde olursa olsun annelik evrenseldir. Yaşanan doğum sevinci, kaybetme kaygısı ve yitirilen evlat acısı evrenseldir. Hiçbir annede azalmayan ve son bulmayan bir acıdır evlat acısı.

Yaşadığımız ülkede sıkça yaşanan çocuk cinayetleri içimizi yakıyor. Kaçırılan, günlerce bulunamayan, biz büyüklerin ihmalleri üzerine kazaya kurban giden ya da devletin bir şekilde ölümlerine sebep olduğu o küçücük, masum canlılar. Oyun parklarında, bahçelerde ve okullarda olmaları gerekirken, küçücük bir bez parçasına sarıp, öpmeye, sevmeye doyamadığımız çocuklarımızı toprağın altına koymak. Hiç bir annenin yaşamak istemediği ve her zaman korktuğu bir duygudur. Ülkemizde,  çocuk cinayetleri, çocuk işçiliği, şiddet gören kadınlar ve çocuklar yokmuş gibi, kendi çıkarları için her anneler günün de tozpembe bir dünya ve ülke çizen siyasiler ve sermaye.

Medyada, alışveriş merkezlerinde “ Anneler Günü” indirimleriyle ve kampanyalarıyla acıları tekrar tekrar alevlenen evlatlarını yitirmiş anneler!

        “Ceylanke parçe parçe”!’Saliha Önkol. O bir anne! Kızının, biricik Ceylan’ın narin ve küçük vücudundan geriye kalan parçaları eteğine toplayıp otopsi için o ağır yükü karakola götürüyor. Çünkü savcı can güvenliği gerekçesiyle olay mahalline gelmemiş ve otopsi karakolda yapılmak zorunda kalmış.  Saliha Önkol, bir anne! Ceylan ‘ı hayvan otlatırken elinden almış devletin bombası. Parçalamış bedenini. Biricik kızını, son kez sarılıp öpemeden koymuş kara toprağın altına. Bu ülkede yaşayan milyonlarca anneden biri. Bir annenin yaşayacağı acının tarif edilemez büyüklüğünü yaşamış ve hala yaşamakta olan bir anne!

“Kızım kaybolduğu andan beri Kur’an okudum. Acırlar, belki bırakırlar diye. Meğer ona çoktan kıymışlarSongül Aslan, o bir anne! Günlerce kızının gelmesi beklemiş ve bu bekleme süresince elinden gelen tek şeyi yapabilmiş. Sadece dua etmek. Tanrıya kızının, evine, kollarının arasına dönmesi için yalvarmış. Türkiye de yıllardır bitmek bilmeyen, binlerce annenin kaderi haline gelmiş kadın cinayetleri. Her gün basından duyduğumuz içimizde nefret ve öfke yaratan o haberlerden birinin de kendi kızı Özgecan’ı olacağını nereden bilsin?

“Benim kuzumu Allah almadı, Tayyip Erdoğan aldı” Gülsüm Elvan .O bir anne!269 gün boyunca her gün ölen, bir umut bir mucize bekleyerek günden güne eriyen bir anne. Ama beklediği mucize yerine oğlunun küçücük cansız bedenine sarılan ona doyamayan bir anne. Daha 15 yaşında polis tarafından öldürülen Berkin’in annesi. Acısını paylaşmaya çalışan milyonlarca insan, gözyaşları içinde uğurlamıştı biricik oğlunu sonsuz uykusuna. Ama binlerce insanda, siyasi iktidarın oyunuyla Berkin’i ‘terörist’ ilan etmiş ve o anneyi yuhalamıştı.  Canından bir parçayı kaybetmiş bir anneye yapılacak son şeydi yuhalamak.

Bizler anneler gününde pırlanta yüzükler pahalı hediyeler istemiyoruz. Bizler anneler gününde ’Cennet anaların ayağı altıdadır ’diye medyada boy gösteren o adamların kuru ve aldatan laflarını duymak istemiyoruz.

Biz Türkiyeli anneler ne istiyoruz biliyor musunuz? Anneler gününde sadece,  mutlu ve huzurlu bir ülkede, çocuklarımız büyürken bizler de yaşlanmak istiyoruz!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here