Anasayfa Köşe Yazıları Zeynel Özgün yazdı: Başka yolu yok, direneceğiz.

Zeynel Özgün yazdı: Başka yolu yok, direneceğiz.

Paylaş

Son bir haftada bu ülkede ne oldu? Bu sorunun belki en doğru yanıtı şöyle olmalı: Neler olmadı ki.

Son bir hafta içinde olan şeyler yıllardır olanlardan, olması istenenlerden farklı şeyler değildi aslında.  Ama öyle ardı ardına ve gözümüze soka soka yaşatıldı ki her şey, görmemek mümkün değil.

Geçtiğimiz bir hafta içinde yirmi yaşındaki genç bir kadın vahşi bir şekilde öldürüldü.

“İffetli” hayatın savunucusu olanlar tarafından hedef haline getirilen “kızlı-erkekli” insan topluluğu, “milli, manevi ve inançlı” toplum kesimi tarafından neredeyse “katli vacip” ilan edilmiş, onlara yönelebilecek her saldırının alt yapısı bazı “toplumsal değerler” ileri sürülerek meşrulaştırılmıştı.

Bunun sonucunda bu “toplumsal değerlere” uygun davranmayan herkes, kendisine yönelecek saldırıyı hak etmiş sayılacaktı.

Mesela mini etek giymiş bir kadın, kendisine yapılacak tacizi hak ediyor olacak, bu tacizde kabahat taciz edenin değil de kadının giydiği etekte olacaktı. İşte kışkırtılmış erkekliğe uydurulan kılıf.

Mesela, açık giyinmiş olan bir kadın, hele de gençse, bir erkeğin hayvani cinsel dürtülerini gidermenin aracı olmayı kabul etmiş sayılacaktı. O kadın bunu reddederse dövüle dövüle, hatta eli ağayı kesile kesile buna mecbur kılınacak, bu olaydan sonra ortalık yerde dostlar alışverişte görsün kıvamında söylenecek bir iki beylik sözden sonra da “öyle kolu bacağı görünür şekilde giyinemese böyle olmazdı” denilecek ve oradaki suçtan ona da bir pay biçilecekti. Böylece, hem bu rezil ve ikiyüzlü tutumun güçlenmesi sağlanacak, böyle bir toplumsal kabul meşrulaştırılmış olacak, hem de yüzler kızarmadan kadına yönelen şiddete karşı olunduğuna yönelik laflar edilebilecekti. Nitekim Özgecan’ın vahşice katledilmesi olayında da benzer şeyler yaşandı. Aynı ikiyüzlü tiksindirici tutum ortalığa dökülerek kendini bir kez daha ele verdi. Bir yandan vahşice iğrenç bir şekilde katledilen o genç kadının ölümüne yönelik timsah gözyaşları dökülürken, diğer yandan topluma o genç kadının yaşam biçiminin bu gibi cinayetleri meşrulaştırdığı algısı faş edildi. Mide bulandırıcı, tiksindirici bir ikiyüzlülük…

Son bir hafta içinde olanlardan biri de Gazeteci Nuh Köklü’nün akıl almaz bir şekilde öldürülmesi olayıydı. Normallik ölçülerine sahip bir toplumda olması, akılların ucundan bile geçmeyecek bir nedenle, oynanan kartopunun bir dükkân vitrinine isabet etmesi nedeniyle gencecik bir gazeteci, bir esnaf tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Bir yanda Kapitalizmin her mabedi gibi, bütün vitrinlerin kutsandığı, bu nedenle bankaların ATM makinalarının da dokunulmaz kılındığı, diğer yanda esnafa toplumun bekçisi, polisi olduğu yolunda bir misyonun biçildiği bir ülkede işlenen bu cinayetin nedeni anlık bir cinnet değil, toplumsal ve siyasal bir çılgınlığın sonucudur. Bu cinayette de yine o aynı mide bulandırıcı, tiksindirici ikiyüzlülük var.

Yine diğer taraftan, akla mantığa sığmayan bir saldırganlıkla parlamentoda görüşmelerine başlanan İç Güvenlik Paketi Yasasına ilişkin meclis çalışmalarında başka bir akıl almaz durum yaşanıyor. Özgürlükleri güvence altına alma iddiasıyla yakın tarihimizin en faşizan düzenlemelerini içeren bu yasa teklifine itiraz eden muhalefet vekilleri tekme-tokat sindiriliyor, yumrukla, tekmeyle, hatta çekiçle dövülüyor ve kavga aynı şekilde ertesi gün de devam ediyor.

Dünden bugüne hiç bir şeyin değişmediğini biraz daha anlıyoruz. Son iki günde şiddet mağduru kadın sayısı artıyor, kadın cinayetleri azalmadan devam ediyor.

Her şeyin şiddet üretme üzerine kurulu olduğu toplumsal bir cinnet sarmalında dövülüyoruz, taciz ediliyoruz, öldürülüyoruz.

Evde, sokakta, işyerinde, yani akla gelebilecek her yerde eril, erkek egemen, tekçi, baskıcı, yok sayıcı, yok edici bir hayata mahkûm edilmek isteniyoruz.

Yolu yok, hepsine direneceğiz. Hem de sonuna kadar.

 

 

 

 

Paylaş

1 Yorum

  1. Ya liseli erkeklerin kız arkafaşlarına tecavüz etmeleri… “dindar gençlik” söylemeriyle yetişen umutsuz gençlik… Ya da taciz timi kuran kendini namus bekçisi ilan eden “kadın” öğretmen. Ndfes almak istiyoruz…

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here