Anasayfa Köşe Yazıları Zeynel Özgün yazdı: Birleşik Haziran Hareketi mavi boncuk dağıttı

Zeynel Özgün yazdı: Birleşik Haziran Hareketi mavi boncuk dağıttı

Paylaş

Birleşik Haziran Hareketi (BHH) 2015 milletvekili genel seçimlerine ilişkin tutumunu açıkladı. Aslında yapılan şey bir ‘tutum açıklama’ olmaktan çok çeşitli çevrelere mavi boncuk dağıtmak olmuş.

BHH, ne dedi? “…seçime yönelik mücadelenin AKP iktidarını durdurmanın tek yolu olmadığını bir kez daha vurgulama ihtiyacı duyuyoruz.”  İyi de, mevcut durumu sadece seçime indirgeyen ve sadece seçime odaklanarak her şeyin orada bittiğini söyleyen kim ki zaten? Böyle bir iddia var da BHH daha geniş bir ufku mu tarif ediyor? Ortada öyle bir iddia yok. Tam tersine 2015 seçimlerinin Türkiye’nin demokratikleşmesi yolunda önemli bir aşamaya geçilmesinin önemli bir eşiği olduğu, bu eşik için değerli bir fırsat yakalandığı söyleniyor.  Elbette her şey seçimle sınırlı bir mücadeleden ibaret değil. BHH kimsenin söylemediğini mi söylemiş oldu? Bence hayır.

Peki, BHH hangi talepleri önceliyor? “…AKP’yi durdurmak neoliberal-piyasacılık karşısında halkçı/kamucu ekonomik politikaları, gericilik karşısında özgürlükçü ve laik yaşamı, otoriterlik ve faşizm karşısında demokrasi, açıklık ve halk iradesini, emperyalizme karşı bağımsızlığı, mezhepçilik ve milliyetçiliğe karşı Kürt ve Alevi yurttaşların eşitliğini savunan bir siyasal hattın kurulmasını gerektirmektedir.” Buradaki talepler eksik de olsa bunlar BHH tarafından öncelenen ve seçim sürecinde de BHH tarafından savunulmasını beklediğimiz talepler. O halde soru şu, demokrasinin bütün kurum ve kurullarıyla yerleştirilmesini, yerel ve yerinden yönetimi, toplumdaki farklı kimlik ve inanç gruplarının eşitlik temelinde bir arada yaşamasını, başta kadının toplumdaki yerinin güçlendirilmesi olmak üzere toplumun bütün kesimlerinin varlıklarının yasal güvence altına alınmasını savunup bunu sol bakış açısıyla, bir program çerçevesinde ortaya koyan bir hareket, aynı zamanda BHH’nin de sıraladığı bu talepleri ifade etmiş olmuyor mu? BHH burada da sanki farklı bir şeyi vurguluyormuş ve yeni bir şey tarif ediyormuş algısı yaratarak ortaya koyduğu muğlak tavrı gizlemeye mi çalışıyor? BHH’nin yukarıda sıralanan talepleri eksik olmasına karşın onların kapsamlı bir çerçeve içine oturtulmasının ve bu çerçeve ile geniş bir toplumsal muhalefet hareketi yaratmanın mümkün olduğunu hepimiz biliyoruz. Kaçak güreşmeye gerek yok.

Önümüzdeki seçim sürecinde BHH kiminle teması önemsemiş? “…Birleşik Haziran Hareketi’nin seçimlere yönelik, başta CHP ve HDP olmak üzere, hiç bir kesimle parlamentoda temsiliyet kaygısı üzerinden bir müzakeresi söz konusu değildir.” Buradaki “… başta CHP ve HDP olmak üzere” ifadesi yazıya dikkatsizlik sonucu konulmamışsa hayli sorunlu bir duruma işaret ediyor. Çünkü parlamentoda temsiliyet üzerinden CHP ve HDP dışında BHH’nin örtük olarak işaret ettiği başka seçenekler de varsa bunların kimler olduğu sorusu merak uyandırıyor. Başta CHP ve HDP olduğuna göre, sonrasında başka adresler de mümkün demek ki. Hem merak uyandırıcı hem de akıl karıştırıcı bir durum ama şimdilik bu kısmı geçelim.

BHH, seçimde ne yapacak? “…bağımsız duruşun bir gereği olarak, altını çizdiğimiz toplumsal talepleri inandırıcı biçimde sahiplenen güçlerle seçim sürecinde dayanışma içinde olacağımızı da kamuoyu ile paylaşıyoruz.”  Peki, bahsedilen o güçler kim? Kimler? Aslında sorunun cevabı bir üst paragrafta var. Tabana verilen işaret şu ki, başta CHP ve HDP olmak üzere herkes dilediği şekilde dilediği partiye destek verebilir. Başta HDP ve CHP olduğuna göre baştakilerden sonra gelenler de mübah. Artık onlar her kimse? Yani bir siyasal hareketmişiz gibi yapalım ama  seçimlerde siyasal bir tutumumuz olmasın demek isteniyor. Söylenenden bu anlam çıkıyor.

BHH’nin üzerine oturduğu toplumsal tabanı dağıtmama kaygısı anlaşılır bir şey. Başta CHP ve HDP olmak üzere çeşitli kesimlere yönelik mavi boncuk dağıtma çabası da bunun yansıması.

Ama anlaşılmaz olan şey, yapılan o kadar sivri ve keskin siyasal tespitten sonra, bir ülkede toplumun en çok politize olduğu günlerin yaşanacağı bir genel seçim öncesinde bu kadar apolitik bir dille bu kadar apolitik bir tutum takınılmış olmasıdır.

Aslında BHH hiç bir şey demedi, diyemedi. BHH, dışarıya, topluma çağrı yapmıyor, içeriye dönüyor, kendi iç çatışmalarını önlemeye çalışıyor. Türkiye’nin geleceğine dair iddiaları gündeme taşıyan, onları siyasal bir seçenek haline getiren değil, kendi içindeki çatlakları kapatmaya çalışan bir açıklama yapılmış.  Açıklama, “hele şu seçimi kazasız belasız atlatalım, sonrasına o zaman bakarız. Bu süre içinde de siyasal bir hareketmişiz gibi yapalım” açıklaması olmuş

 

 

Paylaş

2 Yorumlar

  1. Sayın Özgün,Birleşik Haziran Hareketi’nin tabanını aptal,kendinizi de bir bilen yerine koymaktan başka bir şey yapmamışsınız.

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here