Anasayfa Köşe Yazıları Zeynel Özgün yazdı: Gağan bımbarek bo! (*)

Zeynel Özgün yazdı: Gağan bımbarek bo! (*)

Paylaş

Gağan, Dersim’de Aralık ayının üçüncü haftasında başlar ve Ocak ayının ilk haftasına kadar devam eder.

Gağan’da çocuklar sabah erkenden kalkar, en güzel elbiselerini giyerek Khal Khek (yaşlı adam) eşliğinde hediye toplamaya giderler. Her evin kapısına giden çocuklar, kapıya çıkanı “Gağanê Sıma Bımbarek Bo“ (Gağanınız kutlu olsun) diyerek karşılar, şarkılar eşliğinde Khal Khek oyunu oynarlar ve hediyelerini alırlar. Bu hediyeler daha çok badem çekirdeği, ceviz, kuru üzüm, kuru dut, kayısı kurusu, un ve benzeri şeyler olur.

Akşama kadar toplanan yiyecekler köyün bir evinde pişirilir, geri kalanlar da yoksul ailelere dağıtılır.

Khal Khek oyununda oyunun aktörleri yaşlı adam kılığına giren Khal, kadın elbiseleri giydirilmiş gençlerden biri olan eşi Fadike ve onları korumakla yükümlü yüzünü isle siyaha boyamış ve “Arap’ denilen kişidir.

Khal Khek’in koyun yünü ya da keçi kılından yapılan ak ve uzun sakalı, eski elbiselerden oluşan kostümü, omuzunda heybesi, elinde asası ve tespihi bulunur.

Gağan’ın en önemli aktivitelerinden biri de bu dönemde evlenerek giden ve evden ayrılan kizkardeş, hala, teyzeler (Zeyi) ziyaret edilir ve onlara yaptıkları her şey için teşekkür edilir. “Bara Zeyiu“ denilerek evlenerek evden ayrılan kadınların hakkı, sembolik de olsa bazı hediyelerle kendilerine verilir.

Eski bir Dersim – Alevi geleneği olan Khal Gağan, aslında bir paylaşım törenidir.

Çocukları ve yoksul aileleri mutlu etmek, dayanışmayı yaygınlaştırmak, var olanı paylaşmak, eski yılı neşeli bir şekilde uğurlayıp yeni yıla güzel bir başlangıç yapmak amacı taşır.

Dersim-Alevi kültürünün önemli bir öğesi olan Gağan’ın aynı tarihlere denk gelen Noel Bayramıyla ilişkilendirilmesi zaman zaman gündeme gelmektedir. Bu tarihle ilgili başka bir benzerlik de Ermenilerin Gağant olarak adlandırdıkları günle ilgilidir. Gağant, miladi takvime göre yılbaşına denk gelen tek bir gündür. Bu benzerliklerine karşın, söz konusu tarihlerde gerçekleştirilen aktiviteler, her kültürün kendi izlerini taşıyan faklı özelliklerle birbirinden ayrılır. Aynı coğrafyayı paylaşan halkların kültürlerinde iç içe geçen birçok kültürel öğe bulunması normaldir. Bu iç içe geçmiş olma hali, birinin diğerinden kaynaklandığı anlamına gelmez. Benzer bir durum, 21 Mart tarihinin birçok halk tarafından farklı anlamlar yüklenerek kutlanmasında da ortaya çıkıyor. Sonuçta aynı tarihe rastlaması tamamen tesadüf olmasa da bu durum, farklı kültürlerin birbirlerinden etkilenmekle birlikte birbirinden ayrı sosyal gerçekliklerinin bulunduğuna işaret eder.

(*)Gağan kutlu olsun!

 

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here