Anasayfa Ekoloji Zilan Deresi’ndeki ikinci katliama ‘dur’ denilecek

Zilan Deresi’ndeki ikinci katliama ‘dur’ denilecek

Paylaş

Tarihte Zilan katliamı ile anılan Zilan havzası, şimdilerde ekolojik katliamla karşı karşıya. Zilan havzasında bulunan dört ayrı dere üzerinde yapılması planlanan HES’lerle Zilan havzasında ikinci katliam, ekolojik olarak yeniden yaşanacak. Katliama “dur” demek için ise sivil toplum kuruluşları ve DBP Gençlik Meclisi, bölgede bir dizi etkinlik düzenlemeye hazırlanıyor.

Kürdistan’da, AKP eliyle kurulan HES ve barajlar, büyük bir ekolojik tahribata neden olurken doğanın yanında kültürel mirasta yok oluyor. Tarihte Zilan Deresi katliamı olarak anılan Zilan havzası da şimdilerde ise ekolojik katliamla karşı karşıya. Zilan havzasında bulunan 4 ayrı dere üzerinde yapılması planlanan HES projeleri, bölgenin sosyal, ekonomik, ekolojik ve tarihi yapısı üzerinde olumsuz ve geri dönüşümü mümkün olmayacak etkileri neden olacak.

Dört koldan gelen derelerin beslediği tarım alanları ve bu tarım alanları üzerinde üretim yapan, aynı zamanda yapımı düşünülen HES’lerden direkt etkilenecek olan Ağaçören, Söğütlü, Hasanabdal, Ulupamir, Kardoğan, Koçköprü, Köycük, Mağara, Çakırbey ve İşbaşı köylerinde yaklaşık olarak 10 bin kişinin hayatı olumsuz etkilenecek. Zilan Deresi’nde yapılacak HES’lerle meydana gelecek ekolojik kırımın önüne geçmek için ise sivil toplum kuruluşları harekete geçerek, ikinci bir Zilan katliamına “dur” demeye hazırlanıyor.

Bu kapsamda Ziraat Mühendisler Odası, HES’lerin yarattığı tahribatı raporlaştırırken, Mayıs ayında ise Zilan Deresi’nde bir dizi etkinlik düzenleyecek. Yine DBP Gençlik Meclisi, “Xwedî derkeve” kampanyası çerçevesinde, Zilan Deresi’nde bir dizi eylem gerçekleştirerek Zilan Deresi’ne sahip çıkılmasını isteyecek.

HES’lerle bölge insansızlaştırılacak

Zilan Deresi’nde yapılan katliama dikkat çekmek amacıyla TMMOB Van İl Koordinasyon Kurulu, Ziraat Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Peyzaj-Mimarlar Odası Temsilciliği, Kimya Mühendisleri Odası ve KESK’e bağlı Tarım Orkam-Sen Şube yönetimi işbirliği ile yapılan inceleme ve tespitler sonucu bir rapor hazırlandı. Rapora göre, en büyük etki, sosyal ve kültürel alanda yaşanması beklenirken, bölgede bulunan yerleşim alanları üretim araçlarını kaybedeceklerinden dolayı, tüm dünyada yapılan HES’ler sonrası görüldüğü gibi, göç etmek zorunda kalacak. Olumsuz ekolojik etkiden dolayı, üreticinin elinde bulunan ve hayvancılığın hammaddesi olan çayır ve mera alanlarındaki bitki çeşitliliğinin azalması ile birlikte hayvancılık yapılamayacak düzeye geleceği belirtilen raporda, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan bölge insanının geçim kaynaklarını kayıp edince göç etmek zorunda kalacağı ifade edildi.

Raporda yine, HES’lerle birlikte bölgenin insansızlaştırılacağının altını çizdi.

’66 bin küçükbaş hayvan etkilenecek’

HES’lerin yaratacağı ekonomik etki ise raporda şu somut örneklerle açıklandı: “Van şartlarında sulu tarımda bir dekar alanda 250-300 kilogram buğday alınmaktadır. Bu kuru şartlarda 150 kilograma kadar düşmektedir. Burada HES’lerden dolayı taban su seviyesinin düşmesi ve bitki büyüme döneminde yeterli miktarda suyu alamamasından dolayı ne kadar bir kayıp verdiğinin basit bir örneğidir. Bu örnek, ekolojik dengenin ve besin zincirinin tamamı için geçerlidir. Tarımsal üretim yapamayan üreticiler, hayvancılık da yapamayacaklardır. Sadece Zilan bölgesinde yapılacak HES’lerden direk etkilenecek olan ve fiilen üretim yapılan 10 bin dekar üstünde tarım alanı, 66 bin adet küçükbaş hayvan, 3 bin 750 adet büyük baş hayvan ve yüzlerce arı kovanının zorunlu olarak elden çıkarılması, ilimizde yapılması planlanan HES’lerin yaratacağı ekonomik kayıpların boyutunu ortaya koymaktadır.”

Havzada yaşayan canlılar da etkilenecek

Raporda, HES’lerin yaratacağı ekolojik etkilere de değinildi. HES yapılarının derelerdeki yaşamın doğal akışına, ters bir müdahale olduğundan dolayı, doğal akış içinde mevcut olan yaşam zincirinin kırılacağına dikkat çekilen rapora göre, bu durumun sırasıyla sucul canlıları, karada yaşayan bitkileri, bitkiler ile beslenen hayvanları, bu hayvanlar arasındaki besin zincirinin ters yüz olmasına sebep olarak, ekolojik yapının yok olmasına neden olacağı tespitine yer verildi.

Paylaş

Yorum yapın

Please enter your comment!
Please enter your name here